Alevilik

Alevilerde Mum Söndürme Olayı Nedir

Alevilerde Mum Söndürme Olayı Nedir
mum sondurme

Alevilerde Mum Söndürme Olayı Nedir

Alevilerin ve Alevi camiasının sürekli olarak iftira politikasının güdüldüğü bir konu üzerinde konuşacağız. Hepimizin bildiği üzere en kalleş ve en alçakça atılan mum söndü iftirasının maksadına gelelim.

Dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum.

Genel anlamda da, bırakın biz Alevi toplumlarını, güncel hayatımızda sürekli rast geldiğimiz ahlak ve genel kültür seviyesi düşük insanlar daima karşı taraf hakkında defalarca kez iftira ve alçaklığa başvurmaktadırlar.

Peki bu söylemlerde özellikle Aleviler hakkında bu sözlere maruz kalacak kadar ne yapmış olabilir Aleviler?

Değerli canlar. Bilindiği üzere biz Aleviler vicdanlı toplumlarız. Zararsız ve bir başkasına zarar vermeden önce daima vicdanımızla muhakeme eden kimseleriz. Kendi kültürümüzün varlığını devam ettirmek adına ve daima inancımızı yaşatmak adına her türlü iftiraya göğüs germeye, ısrarla bizlere atılan iftiralara geçit vermemek adına mücadelemizden asla vazgeçmedik ve geçmeyeceğiz de.. Özünü insan sevgisinden alan inancımızın gereği, bizler, bizlere atılan her türlü ahlaksızca iftiralara karşı direnmeye ve bu iftiraları çürütmeye devam edeceğiz.

Peki Nedir Aslı Ve Astarı Bu Mum Söndü Olayının?

Alevilerde Mum Söndürme Olayı Nedir konusuna gelecek olursak, Köyün ya da kasabanın saygınlık gören kimseleri, cem erkânı töreninin yürütülmesine yönelik karar vermişlerse, karar sırasında emniyet tedbirleri de konuşulur. Çünkü devlet yönetimini elinde bulunduran Osmanlı’nın şer-i yasalarına göre Alevilik yasaktır. “İnancı küfür, yaşamı haramdır.” Bu yasağa dair binlerce ferman, hüküm, kadı fetvası vardır. Tedbir alınmadığı durumda ise Osmanlı emniyet güçleri cem törenini basar, “cem ehli” diye adlandırılan insanları kadın, çocuk demeden toplayıp götürür, eza-cefa eder, çeşitli cezalar verilir veya katlederdi.

Bu yüzdendir ki, Pir Sultan Abdal, Ebu Suud’un fetvalarına tepki göstererek, esip-gürlemiş ve hakaretlerde bulunmuş ve şu sözleri sarf etmiştir: “Fetva verir yalan yulan/ domuz gibi dağı dolan/ sırtına vururum palan/ senin gibi hayvan var mı?” 

Askerlerin baskınlarından haberdar olmak ve cem olan canlara haber vermek üzere araziye nöbetçiler konumlandırılır. Baskına gelenleri fark eden nöbetçi ise derhal harekete geçerek arkadaşını köye gönderir. Haberi nöbetçinin gönderdiği kişiden alan dede, cem törenini olduğu yerde bırakarak, Alevi canları sağ salim evlerine gönderir, bir dua ederk de çerağı söndürür.

Çerağa “mum” diyen asker, ihbarı yapılan eve gelerek, kontrol yapar, karakola dönen asker gördüklerini amirine rapor ederek; “mumu söndürüp, dağılmışlar.” der. Bu baskınlar, laikliğin kabul edilmesinden sonra sona erer fakat bu sefer de işte bu “mum söndü” iftiraları baş göstermeye başlar. Muaviye, Yezit, Mervan’ın yolunu gönülden benimseyenler, iftira etmeye, bölücülüğe, ayrımcılığa, hainliğe ve nefret saçmaya devam ederler.

Ayrıca Kızılbaşlık Nedir Yazımızı da Okuyabilirsiniz.

https://facebook.com/aleviyimface

Benzer Haberler

Başköylü Hasan Efendi Kimdir

Doğan Can

Dersim Adının Yasal Olarak Kullanılmasının Sakıncalı Görülmesi

Doğan Can

Kutsalımıza dokunma, Alevi inancında Avcılık yasaktır

admin

Yorum Yapabilirsiniz